21 Şubat 2013 Perşembe

pamuk.

Seni ne çok özlüyorum bir bilsen. Bir duyabilsen!

20 Şubat 2013 Çarşamba

Bol...

Gün gelir, kapı çalar.
Ellerinde torbalar, içerisinde içinizi ısıtacak tüm dileklerin gerçekleşmiş.
Kalbin hafifler. Beni düşünmüş dersin. O, unuttuğunu düşündüğün kişi halbuki seni mutlu etmek için ruhunun güzelliğini sermiştir önüne.
Sıcak mutfak muhabbetleri. Kahvaltılar, kalabalık yenilen akşam yemekleri. Leziz kokular sarar tüm dünyanı. Mutluluğun, huzurun tarifleri belirir gözlerinde.
İnanmışsındır bir kere. Olucağına varır dediğin her şey kapını çalmıştır. Çünkü bilirsin, sana kıymet veren, değer veren insanlar vardır. Kimi zaman kendinden çok düşünenler vardır, seni.
Şaşırırsın.
Nasıl olur da, beni benden çok düşünen, beni benden çok benimsemiş olanlar var olabilir diye.
İnanmışsındır.
Güleryüzle girersin yatağının içine. Huzur kaplamıştır iç güzelliğini.

...tabii böyle şeyler sadece filmlerde olur.

Gerçek dünyaya HOŞGELDİN.

Bundan sonrası sadece ama sadece seni ilgilendirir. Kendin kazanmak, kendin başarmak zorundasındır. Kimse, senin için nefes almak istemez. O torbalar eve, senin için gelmez. Pişirilen yemekler senin lezzetleri yakalayabilmen için değildir.
Kimse, senin temiz hava solumanı dilemez. Kimsenin umurunda değildir ki senin huzurun, mutluluğun. Sen, olması gerekenle berabersindir, kendinle. Mücadelen, kendinledir. İç güzelliğin, seni sen yapan en büyük değerdir.
Susmak kimi zaman, kimi zaman avazın çıktığı kadar bağırmak seni sen yapmaz. Dinleyenler sağır olduğu sürece kimse sesini duyamaz. Yalnızlığın kendine, çığlıkların kendinedir.

...şans.

PUPKULIES & REBECCA - FOU DE TOI




29 Ekim 2012 Pazartesi

ATAMIZIN MİRASINA SAHİP ÇIKALIM!

Bugün günlerden 29 Ekim.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeni ile yürüyüşlere izin verilmiyor.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeni ile Ankara'ya ulaşmak ATASINA yürümek isteyen onu ziyaret etmek isteyen milyonlarca insanın Ankara'ya ulaşımı engelleniyor.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeni ile bayramını kutlamak isteyen Cumhuriyetçilere biber gazı sıkılıyor.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeni ile Bağdat Caddesine ulaşmasını engellemek nedeni ile vapur seferleri iptal ediliyor.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeni ile ATAMIZIN evlatları bu kadar zulüm görmedi.
Biz bu kadar zulüm görmedik.
Sabahtan beri izlediğim haberler doğrultusunda ben böyle çirkinlik görmedim. En korkunç film bile tüylerimi böylesine ürpertmedi.
Yaşlı amcalar gördüm, mücadele eden. Son nefesini biber gazına saklayan, o kargaşada bayrağını dimdik tutan.
Küçük çocuklar gördüm, bayrakları elinde, korkusuzca yoluna devam eden.
Yaşıtlarımı gördüm, korkusuzca mücadele eden.
Ebeveynler gördüm, cesurca ailesi ile Cumhuriyeti temsil eden!
Biz Cumhuriyetin çocukları, bırakılan bu muhteşem mirası sonuna kadar temsil edecek olan Cumhuriyetin geleceği, bizlere büyük rol düşüyor. Temsil ettiğimiz Cumhuriyet lafla sözle elde edilmedi, kanla canla edildi. Gerekirse kan döker, gerekirse can veririz. Biz ATAMIZIN askerleriyiz, biz ATAMIZIN gelecek nesliyiz. Üzerimize düşen vazife için gün saymayı bırakıp, bir şeyler yapmamız gerek.
Olan biten bu rezilliğe sessiz kalmamalıyız.
Olan biten bu çirkinliğe seyirci olamayız.
Bugün yaşananları yarın unutmamalıyız, yarın unutturmamalıyız!
Hatırlarım,
Küçükken babamın sırtında katıldığım bayramları. Sevinçten, mutluluktan, gururdan ağlayanları.
Bugün görüyoruM ki, gözler biber gazından yanıyor, bayrağımız tekmeleniyor, insanlar hayatta kalma mücadelesi dimdik durma mücadelesi veriyor.
Üzgünüm arkadaşlar.
Ben 23 yaşındayım.
Benim ileride çocuklarıma anlatabileceğim coşkulu bayramlarım çok az. Ben zulmü, mücadeleyi, yok edilmeye çalışan Cumhuriyetimize sessiz kaldığımızı anlatabilecek kadar yürekli değilim.
Sormaz mı bana o küçük çocuklar, ne yaptın? diye.
Hiç bir şey diyemem. O kadar cesur değilim. Hiç bir şey diyemem, dilim varmaz demeye.
İşte şimdi, bir şeyler yapmamız gerekiyor. Dilimizde değil, yüreğimizle kalbimizle ayaklanmamız gerekiyor. Lütfen duyarlı olalım. Gelecek nesilleri kurtarmak bizim görevimiz. Tıpkı CUMHURİYETÇİ ANALARIMIZIN BABALARIMIZIN bizleri kurtardığı gibi.
Gelecek nesillere yok edilmesine izin verdiğimiz değil, yaşattığımız Cumhuriyeti onurla göstermek isterim.
Lütfen artık sesimizi duyuralım. Yüreğimizi ortaya koyalım.
Ben Cumhuriyet kızıysam, ve sende Cumhuriyet çocuğuysan, gelecek nesillere gelin hep beraber mirasımızı bırakalım. CUMHURİYETİMİZE SAHİP ÇIKALIM.
GELECEK NESİLLERİ KORUMAK ATAMIZIN BİZE VERDİĞİ GÖREVSE, BEN BU GÖREVİ YERİNE GETİRMEK ZORUNDAYIM,
YA SEN?
O zaman hadi durma.

25 Temmuz 2012 Çarşamba

yalnızlıkır.

Rahatla.
Derin bir nefes al. 
En rahat yastığı, omuzlarının kendini güvende hissedeceği yere yerleştir.
Bu mevsimde, sevdiğin içeceğini yanına al.
Hadi.
Yak bi sigara.
Gözünün ucu ile arada bir televizyonu kes.
Sonra elinin ucundaki telefonuna bak. Bir arayan olmuş mu? Ya mesaj atan? 
Yok dimi.
Güzel.
Yalnız olduğunun farkında mısın?
Tüm bunları kendi kendine yaptığının?
Kendi keyfin için. 
Cevap; evet.
Tabii.
Yalnızlık güzeldir. 
Yanında türlü türlü insan istediğin her anlardan sonra kendi kendine kalmayı dilediğin anlar çoktur başkalarını dilediğinden. 
Huzurludur. 
Tartışmasızdır. 
Kendi kendinin en iyi dostu olmak pahabiçilmezdir. Çünkü öyle bir şeydir ki bu, o an ne yapmak istiyorsan sen kendinle onu yapabilirsin. O an ne hissediyorsan, onu söylebilirsin benliğine.
Çekinmek yok. 
Utanmak yok. 
Rahatlığa gel be paşam.
Budur güzellik.
Ağladığınız, sayıkladığınız, birilerini dilediğiniz anları bi boş verin.
Kendi kendinize neler yaptığınıza bakın. Oturup saatlerce sayfada duygular ifade edebiliyor, kimileri resim çiziyor, kimileri müzik dinliyor, kimileri en sevdiği filmi izliyor. Bir başkasının sevdiği değil, kendi. 
Biz özeliz.
Özel biri ile birlikteyiz.
Eşi benzeri olmayan,
Kendimizle.
Kıymetini bilin. 
Kendinizin. Değerini bilin. Kendi kendinize kaldığınız dakikaların, saatlerin, günlerin...
Çünkü gelenin gidenin neeedüğü(!) belirsiz bu dünyada, kendinizden başkasına güvenmenin tehlike çanları çaldığı bu gezegende her an ters-düz edilebilirsiniz.
Bunu kendinize, bu özel benliğinize yapmaya hakkınız yok. 
Şimdi küllüğünde unuttuğun sigaranı söndür.
Hadi, bir tane daha yak!

17 Haziran 2012 Pazar

"m"


Baba-m.
Benim demek için sadece tek bir "m" harf yetiyor, belli ediyor. O benim.
Herkesin babası özel, herkesin babası ayrı.
Ama o sizin babanız,
İşte fark, sadece "m" ...
Her gün onun günü, sadece bugün değil. Çünkü o her gün özel, her gün başka, her gün farklı, her gün bir yeni güne daha heyecanlı. İşte bugün ona yine ufak bir şeyler daha,
Omzundaki yükleri her gün bir yerlere saklayan, hayattaki mücadelesine her gün göğüs geren, ve bir yandan meydan okuyan, cesur insan!
Yüzünden, güzel gözlerinden eksik olmayan neşesi, sevgisi bambaşka olan bir adam.
Bambaşka sever,
Bambaşka bakar,
Bambaşka inanır,
Bambaşka güvenir...
Kızar, bağırır, eleştirir, sorgular, düşündürtür -ki en çok sevdiği şey budur, insana sevmesini öğretir.
Doğru yolu göstermez, bulmanı sağlar.
Yanlışı göstermez, fark etmeni ister.
Düşünmeni değil, düşündürtebilmeni ister.
Benim babam.
Babam.
Teşekkürler.
Benim babam olduğun için, bana inandığın için, bana güvendiğin için.
Bugün değil sadece her gün "Babalar Günün" mutlu-kutlu olsun. Tüm sevdiklerinle nice 365'lere...